-Zeynep çık kuyudan
-Ben çıkmam kuyudan *
Herkesin bir kuyusu olmalı. Herkes Yusuf olmasa da ya da bir Yusuf'u olmasa da.
Bir kuyusu olmalı. Bazen atıldığı, kardeşleri tarafından; bazen kendi rızasıyla, kendini attığı. Derin ve suyu serin bir kuyu.
Kapağı açılıp içeri yankılanan o sesin sahibini bilmeden, tanımadan, itibar edeceği sözleri olmalı. Sesini duyuramasa da sesini duyduğu. İtibar ettiği, ama itibar ettiğinin bilinmediği sözleri.
"Dışarı"sının olduğunu bildiği ama oraya çıkmadığı zamanlar olmalı sonra. Kuyu, başında bekleyeninin olmadığı bir yer olmalı. "Umma ki küsmeyesin"i hayat düsturu edinmiş olmalı kuyuda, belki de sırf bunu anlayabilmek için olmalı tüm kuyu macerası. Gelip geçenler sadece gelip geçenlerdir.
Belki farkında olmadan suyundan içirdikleri, kuyunun başında bekleyen olmasa da rastgele karşılaştığı, olmalı.
Nerden biliyor olabilirdik ki başka? Ben bir kuyuda, sen kuyunun başındayken tanışmışımdır en fazla sesinin yankısıyla. Yoksa sen bir Yusuf, ben bir Züleyha, olacak değil ya!
Ve "Çöl çok güzel" dedi Küçük Prens, "çünkü bir yerlerinde bir kuyu gizliyor."
* ZEYNEP VE UZAKTAN FIRAT ÜZERİNE İKİLİ ANLATIM
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder